Bugün biraz duygusallığım üstümde diyebilirim. Tükenmişliğim de üstümde, bıraktıklarım da üstümde yaşadıklarım de üstümde..
Ben kendimi fedakar bir insan olarak göremezdim ama son 2 yılda yaşadıklarım beni oldukça fedakar bir insana dönüştürdü. Neyden mi fedakarlık ettim? Hayallerimden, istediklerimden, heveslerimden... Bazen hayat şartları sanki beni dışarıda bırakmaya çalışıyormuş gibi hissediyorum. Sanki şartların hepsi bunlar bunlar olursa benim olmayacağımı gösteriyor gibi. Elimden geldiğince hayatla da savaşıyorum, kendimle de savaşıyorum, ailemle de savaşıyorum. Bütün mutlu anlarımdan kuşku duymayı öğrendim ben, hep bir sorun çıkacakmış gibi evime dönmeyi öğrendim. Tüm günü mutlu geçirseniz bile eve geldiğinizde o mutluluğu keyfiyle anlatacağınız paylaşacağınız biri olmayınca dışarıdan birine nasıl bağlanıldığını da gördüm. Tüm günü beraber geçirdiğiniz birine eve gelince direkt mesaj atmayı, aramayı ve hatta onu özlemeyi bile yaşadım. Bulunduğum yerden mutlu değilken beni mutlu eden tek insana sığındım. Onu yorabileceğimi, sıkabileceğimi hatta keyifsizliğimi ona yansıtabileceğimi düşünmeden. İyi ki hayatımda diyebileceğim en güzel insan o.
Bana sarıldığında huzur duygusunu yaşadığım, derdime kendisi yaşıyormuşcasına ortak olan ve hayatı benim için güzelleştirmeye canı gönülden çabalayan insan. 1.5 yıl önce kendimi tamamen kaybettiğimde, yaşadığım aile sorunlarında kendimle ilgili problemlerimde kaybolduğumda beni elimden tutan ve iyileşmem için çabalayan insan. Her gün senin çabanı boşa çıkarmamak için yaşıyorum diyebilirim. Hayattan umudumu kestiğim her an seninle ilgili hayaller kurup tekrar hayata tutunmayı başarabiliyorum. Eğer yorucu ve inanılmaz kötü bir günü senin yanında bitiriyorsam eve gittiğimde umudum oluyor. Baş ağrılarım, takıntılarım hepsi senin yanında normale dönüp kendilerini unutturuyor.
Bugüne kötü başladım, çok çok kötü başladım. Mutluluğu yine bir sorgulayarak, ailemden yola çıkarak, yaşadığımız tüm maddi ve manevi sıkıntıları düşünerek güne başladım. Olmaması gereken şekilde ama yazının yazılış amacına dönersek eğer..
Ne sıkıntı yaşarsanız yaşayın orada bir yerde sizin için sizin yanınızda olmak için çabalayan insanlar var. Onlara değer verin, yanınızdan uzaklaştırmayın. Sinirle söylediğiniz sözlerle onları kırıp, yaşadıklarınızın hıncını onlardan çıkarmayın. Çünkü kötü bir günün gerisinde yatağa yattığınızda uyumanızı sağlayan tek şey onlarla ilgili kurduğunuz hayalleriniz oluyor. Size sarılsa ne kadar huzurlu uyuyacağınızı hayal ederek uykuya dalıyorsunuz mesela. Her gün varlığına şükrederek teşekkür ederek hayatı yaşıyorsunuz. O insanlara hakettikleri değeri gösterin, kaybetmeyi sakın göze almayın. Her gün tekrar tekrar kazanın. Okur mu okumaz mı denk gelir mi bu yazıya bilmiyorum ama buradan diyorum ki gerçekten yanımda olduğun anlar için beni her seferinde sakinleştirmeye çalıştığın için girdiğim çıkmazlardan elini uzatıp bir yola götürdüğün için teşekkür ederim. İyi ki varsın hayatım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder